Erzurum Kültürü ve Şehir Portalı
 Rehber    Gez-Gör    Etkinlik    Yaşam    Sinema    Sağlık    Erpazar    Forum  
           
 

YAZARLAR
Taner ÖZDEMİR
Ümit Kızaklarımız
Abdulkadir ÖĞDÜM
Kırk Beşlik Hasret
Zekiye ÇOMAKLI
Girişimci Kadınların Kardelenleri
Üstün ŞENGÜL
Türk Olmak
Nurullah ÖZKILIÇ
Vefa, Dostluk ve Kardeşlik Ruhunu Yaşamak!
Şairler

Abdulkadir Karaca

Ağustos 1985 yılında İstanbulda doğdu. Aslen Erzurumlu olan şair ilk şiirini 9 yaşında halasının isteği üzerine yazdı. Bundan sonra 15 yaşına kadar şiir yazmamıştır. 2000 yılından beri şiir yazmaktadır ve bazı yarışmalarda derece almıştır. Ulusal bir radyo olan Meltem radyoda yayın sorumlusu olarak çalışmıştır.

Radyo 2000'de hafta içi her sabah 07-09 arası [I]vitamin show[/I] isimli programı yaptı. Hilal tv de Spikerlik ve Yönetmen yardımcılığı yaptıktan sonra Özlem tv de yayın sorumlusu olarak çalıştı ve bir yandan da Mesaj tv de yönetmenlik yaptı. Şuan Mesaj tv ve Özlem tv de çalışmaktadır.
Abdulkadir Öğdüm

1982 Erzurum doğumlu. İlkokulu Haşim İşcan’da, ortaokulu Şair Nefi’de ve liseyi Ticaret Meslek Lisesi’nde okudu. İlk ve ortaokul tahsili boyunca birçok teşekkür ve takdir belgesine, lise döneminde ise onur belgesine lâyık görüldü. On bir yıllık resmî eğitim hayatında toplam on bir gün bile devamsızlık yapmadı. Meslek liselerinin önüne konulan bir dizi engel ve ayrıca lisede özel eğitimini alıp bir yıl boyunca stajyerliğini yaptığı bölümünün Marmara Üniversitesi haricinde yalnızca özel üniversitelerde oluşu, kendisini üniversite tahsili hayalinden soğuttu. Okumadı…

Eli kalem tuttuğu yıllardan kalbinin en son attığı ve atacağı vakte kadar hep öğretmen olma hayaliyle yaşayan Abdulkadir Öğdüm, resmî eğitim hayatı boyunca en çok Resim ve Türk Edebiyatı derslerini seviyor ve bu derslerde başarılı oluyordu. Henüz ilkokula bile başlamamış olduğu yıllarda, özellikle karakalemle cami ve köy manzaraları çiziyordu. Zaman geçtikçe, manzara ve cami resimlerinin yerini keçe kalemlerle çizdiği desenler aldı. Camilerin kubbelerini hayal ederek renkli desenler çizdiği yıllarda, şiir adı verilen normal metinlerden farklı olan o küçük çaplı yazıcıkları, tam olarak ifade edemediği bir gereksizlik duygusuyla karşılıyordu. Ancak, büyük konuşmak misali bu tavrına gönlü cevap vermekte gecikmedi. Çeşitli kişilerden temin ettiği ikinci el ders kitaplarının bazı sayfalarına yazılmış şiirler ve şarkı sözleri, kendisini şiirsel denemelere teşvik etti. Yine kitap sayfalarınaydı bu denemeler ve doksanlı yılların ortalarıydı…
Ahmet Ergin

23 Ekim 1964 yılında Erzurum’un İspir Kazası’nın Kırık nahiyesi, Zeyrek Köyünde doğdu. İlköğrenimini köyünde tamamladı.

77–78 yıllarında işçi ailesi olarak gittiği Almanya da eğitimine devam etti.
Alaaddin Taşkın

1963 Erzurum Oltu doğumlu. İlk eğitimini 1.sınıfı Şenkaya Y.Bakraçlı Köyü İlkokulu da, 2.sınıfı Oltu Dağdibi Köyü ilkokulunda, 3.sınıfı Oltu Yolboyu Köyü ilkokulunda, 4.sınıfı Erzurum Ömer Duygun ilkokulunda, 5.sınıfı Erzurum 50.Yıl ilkokulunda tamamladı. Orta eğitimini Atatürk Ortaokulu ve Erzurum Endüstri Meslek Lisesinde tamamladı.
1983 Dicle Üniversitesi Fen Fakültesi Fizik bölümüne kayıt yaptırdı. 1985 yılında ekonomik nedenlerden dolayı okuldan ayrıldı.
1985–1986 yılarında vatani görevini ifa etti. 1987 yılında Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesine kayıt yaptırdı.
Ali İhsan Gürbüz

Şenkayalı olan şair, küçük yaştan itibaren şiir yazmaya babasıyla beraber başlamıştır. Çevresince vatanına olan sevgisi ve ince zekasıylada tanınır.
Alvarli M. Lutfi Efendi

Alvar İmamı Hacı Muhammet Lütfi Efendi, 1869 yılında Kındığı köyünde dünyaya gelmiştir. Babası Hacı Hüseyin Efendi, annesi Seyyide Hatice hanımdır.

Tahsilini babası Hacı Hüseyin Efendi’nin yanında tamamlayan Muhammet Lütfü Efendi, 1893 yılında Hasankale’nin Sivaslı Camiine imam olarak tayin edilmiş, daha sonra babası ile birlikte Bitlis’e giderek Hacı Pir-i Küfrevi Hazretlerinin dergâhına intisap etmiştir.
Avni Bozkaya

Çiftçi bir ailenin çocuğu olarak 1957 yılında Erzurum / Pasinler İlçesinde doğdu. İlk ve Orta öğrenim tahsilini Pasinler ilçesinde tamamladı. Erzurum Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi Matematik Bölümünden 1979 yılında mezun olarak aynı yıl öğretmenlik görevine başladı.
Mesleğinde ilk 5 yıl Trabzon ili Akçaabat ilçesinde, 6 yıl Konya - Beyşehir İlçesinde, 5 yıl Mardin – Nusaybin İlçesinde çalıştı. 1996 yılından beri de Pasinler ilçesinde görevine devam etmekte. Memuriyetinin 15 yılı idarecilikte, 13 yılı da öğretmenlikte geçti. Ayrıca 2002-2005 yılları arasında 3 yıl Pasinler Öğretmenevi’ nde Müdür Vekili olarak görev yaptı. Şu an Pasinler Mesleki Ve Teknik Eğitim Merkezi’ inde Müdür vekili olarak görevine devam etmekte.

Aşık Erbabi

Asıl adı Hüseyin Farki olan bu saz şairimiz Erzurum'un Karaz köyünden olup 1220-1300 (1805-1884) yılları arasında yaşamıştır. Konyalı Veli Efen­di'nin oğlu olan Hüseyin Farki kendisine şeyhi tarafından Erbab denildiği için Erbabi takma adını kullanmıştır, Abdülmecit zamanında bir ara İstanbul'da bulunan, hatta Huzur'a da kabul edilen Erbabi, askerlik hizmetini bitirince memleketi Erzurum'a dönerek, çardaklı kahvehanelerde curasıyla şiirler terennüm etmiştir.

Çağdaşlarından Erzurumlu Emrah, Tokatlı Nuri, Aşık Dertli gibi Erbabi'nin de şiirlerinden, yaşadığı devrin temayüllerine uygun olarak Divan Edebiyatı'na yabancı olmadığı yabancı kelimeye terkipler, Divan teşbihleri, kullanarak hem aruz hem hece vezniyle yazdığı anlaşılmaktadır:
Aşık Erol Ergani

1954 yılında Şenkaya’nın Gaziler köyünde doğdu. Asıl adı Erol Aydın’dır. Aşıklık geleneğini ve bağlama çalmayı küçük yaşlarda öğrendi. Aşık Merami’nin yardımıyla da bilgisini pekiştirdi.

Yaklaşık 13 yaşında şiir yazmaya ve türkü söylemeye başladı.
Aşık Fuat Çerkezoğlu

1952 yılında Erzurum'un Narman ilçesine bağlı Toygarlı köyünde dünyaya gelmiştir. Aşık Fuat Çerkezoğlu (Özdemir) küçük yaşlardan itibaren köy odalarında aşık tarzı türküler, hikayeler dinleyip söylemeye başlamış, kısa sürede tanınmış ve aşık toplantı ve şenliklerine davet edilir hale gelmiştir. Başta Konya Aşıklar Bayramı olmak üzere yurt içinde ve dışında düzenlenen çok sayıda yarışma ve şenliğe katılarak çeşitli ödüllere layık görülmüş, ortaya koyduğu başarılı karşılaşma örnekleriyle dikkatleri üzerine toplamıştır.

Aşık tarzı şiir geleneği kapsamında yer alan bütün şekil ve türlerden örnekler ortaya koymuştur. Özellikle satranç, müstezat, lebdeğmez ve tecnis gibi ustalık isteyen şiir biçimlerini başarıyla sunmuştur. Milli konularda işlediği koçaklama türü de onunla özdeşleşmiş gibidir. Halk hikâyelerini de bilmekte ve gerektiğinde anlatmaktadır. Ayrıca kendisine ait üç hikâyesi de vardır.
Aşık Mevlüt İhsani

1928 yılında, Şenkaya’nın (1950 yılına dek Sarıkamış’a bağlı olan) Çermik köyünde doğdu. Asıl adı Mevlüt Şafak’tır. Resmi kayıtlarda doğum tarihi olarak 1933 geçmesine karşın, Mevlüt İhsani, gerçek doğumunun 1928 olduğunu belirtmektedir.

Mevlüt İhsani, ilkokul 3. sınıfa gittiği dönemde arkadaşlarıyla oynarken bulduğu bir kapsülün patlaması nedeniyle gözlerini yitirdi ve sol elinin 3 parmağı yaralandı. Gözleri görmemesine karşın köydeki bir marangozun yanında çıraklık yaptı. 13 yaşında ise köy imamının yardımıyla Kuran öğrenmeye başladı. Bu dönemde komşusunun kızına aşık oldu.
Aşık Mustafa Ruhani

Aşık Mustafa Ruhani, 1931 yılında Erzurum'un Tortum ilçesine bağlı Aşağı Sivri köyünde dünyaya gelmiştir. Asıl adı Mustafa Temel'dir. Babası, aynı köyde çiftçilikle uğraşan, nalbantlık, duvar ustalığı, hızarcılık gibi işlerle de meşgul olan Ahmet, annesi ise Ayşe Hanım'dır. İkisi kız, dördü erkek olan altı çocuklu ailenin ikinci çocuğudur. Ruhani'nin nüfus kaydında doğum tarihi 27.08.1931 şeklinde gösterilmiştir. Ruhani'nin doğum yeri olan Aşağı Sivri köyü, 1966 yılında Çamlıca mahallesi adıyla Tortum ilçe merkezine bağlı bir mahalle haline getirilmiştir.

Çocukluk yıllarında köy imamından Kur'an dersleri almaya başlayan Mustafa, bir süre sonra Kur'an'ı ezberlemek için çaba harcamasına rağmen tamamlayamaz. Köyünde okul olmadığı için ilkokul öğrenimini yapamaz, ancak daha sonra arkadaşlarının yardımıyla yeni harfleri öğrenir. Mehmet adındaki amcasının okuduğu Sümmani ve Yunus Emre'ye ait olan şiirleri dinleyen ve ruhunda bazı kıpırdanmalar hisseden Mustafa, bu dönemlerde sıkça rüya görmeye başlar. Günlerce süren bu rüyalarında nurani bir adam gelerek Mustafa'ya uzun bir elbise giydirmeye çalışır, onu uzaklara, dağlara götürür, kitaplarla dolu olan bir eve sokar ve güzel bir kız ile görüştürür. Mustafa Temel, 1941 yılının Mayıs ayında eline geçirdiği bir dinamit kapsülü ile oynarken kapsülün patlaması sonucunda sol gözü ile sağ elinin üç parmağının uç kısımlarını kaybeder. Ulaşım imkânlarının yetersiz olduğu o günlerde kağnı ile Erzurum'a getirilir ve Numune Hastahanesi'nde bir süre tedavi gördükten sonra köyüne götürülür. 1943 yılında sağ gözünde de rahatsızlık hisseden Mustafa, tedavilerden sonuç alamaz ve sağ gözünün görme yeteneğini de büyük öcüde kaybeder.
Aşık Nihani

Aşık Nihani (Mustafa GEDİK) : 1885-1967 Şenkaya İlçesi Gaziler (Bardız) Bucağı Göreşken Köyünde yaşamış Halk Şairi. Bir gurbet ve hasret şairi olan Aşık Nihani’de Aşık Sümmani’nin tesiri büyüktür. İçli, lirik ve tasavvufi şiirleri vardır.


Âşık Nuri Çırağı

Âşık Nuri Çırağı 1948 yılının onuncu ayında Erzurum’un Şenkaya ilçesinin Gaziler (Bardız) nahiyesinin Kaynak köyünde doğmuştur. Köyün eski ismi Çermik yeni ismi ise Kaynak’tır.

Asıl ismi Nuri Cihan Karataş’tır. Nüfus kayıtlarına göre doğum tarihi 01.01.1949’dur. Dedesinin ismi Süleyman, babası Muhammet Hamit’tir. Babaannesi Fadime, annesi Emine (Seher) hanımdır. Bir babanın bir çocuğudur. Seher Hanım doğum yaptıktan sonra hastalığa yakalanır. Genç yaşta annesini kaybeder.
Aşık Sümmani

1860 - 1915. Narman’ın Samikale köyünde doğdu. Asıl adı Hüseyin’dir. Küçük yaşlarda aşıklık geleneğini öğrenmeye başladı. Yaklaşık 11 yaşında Erzurum’a giderek aşıklar çevresine girdi. Hodlu Şamili gibi birçok aşıktan etkilenmesine karşın, Sümmani’nin yetişmesinde dönemin ünlü aşığı Erbabi’nin katkısı farklıdır.

Rüyada gördüğü, herbirinin başı çevresinde uçuşan yeşil kanatlı 40 güvercin olan 3 derviş, yeşil bir yaprak göstererek üzerindeki yazıyı okumasını istediler. Ancak Sümmani, okuma yazma bilmediğini söyledi. Bunun üzerine dervişler okumayı öğretmeye başladılar. Hüseyin böylelikle yapraktaki G-P-İ harflerini seçebildi. Bunlar Gülperi’nin ilk orta ve son harfleriydi. Dervişlerden biri elindeki boş kadehi havaya kaldırıp indirince kadeh dolmuştu. Sümmani’ye uzatarak içmesini söyledi. Aynı zamanda da bunun bir bade olduğunu ve Bedehşah Valisi Abbas Han’ın kızı Gülperi’nin adını fısıldadı. Sümmani, kadehi içtikten sonra vücudunu bir titreme aldı. Daha sonra başları üzerinde uçuşan güvercinlerin arasında bir kızın yüzü belirdi. Dervişlerden biri bunu, Gülperi olduğunu söyledi. Onun da kendisi gibi bade içeceğini ve ömür boyu sürecek bir sevdaya düşeceklerini ekledi. Eğer gözünü kırpmadan bakmazsa kavuşamayacağını ve bu aşkın kıyamete dek süreceğini söyledi derviş. Gerçekten de Sümmani kızın güzelliği karşısında gözünü kırpmadan bakamadı.
Aşık Yaşar Reyhani

1932 yılında Hasankale'nin Alvar köyünde doğdu. 11 aralık 2006'da Bursada uzun süren bir rahatsızlığı ardından hayata veda etti.

Asıl adı Yaşar Yılmaz'dır. İran'dan göçen babası önce Kars'a daha sonra Erzurum'a yerleşti. Aşık Reyhani'nin çocukluğu köyünde geçti. Zaman zaman komşu köylere gitme olanağı bulduysa da daha başka yerlere gidemedi. Okuma yazmayı okula gitmeden öğrendi. Sonraki yıllarda ise dışarıdan sınava girerek diploma aldı.
Aşık İhsan Erdem

1998 yılları arasında Pasinler ‘in Yukarı Söğütlü köyünde yaşamış bir halk şairi.


E-postaya gönder Tüm Şiirler Erzurum Konulu Şiirler Son şiirlere abone ol

 Tel Yordu Beni
 Hayırsız
 Kader
 Gör
 Dertlerim
 Beni
 Erzurum'un İlçesi Olur'da
 Haraç/Mezat Borsası



 Adım Erzurum
 Ab-ı Hayat Erzurum
 Seni Ele Seviremki
 Bir İkindi Güneşi
 Ahmet Abi
 Erzurum'um, Dadaşım...
 Bele De Ola
 Beyaz Erzurum

2009 Erzurum Yerel Seçim Sonuçları
Haberler
Site Etkinlikler
Erzurum'da Gezilecekler Yerler
Erzurum Sinema Salonları
Erzurumspor Puan Tablosu
Çifte Minareli Medrese
Erzurumspor
Erzurumlu Ünlüler
Erzurumlu Şairler
Erzurum Videoları
Sitelerimiz
MaviTurk.Net
Kivi Medya